- -25%
- Yeni
Üçüncü kitap : SEFERBERLİK TÜRKÜLERİYLE BÜYÜDÜM
Birinci Dünya Savaşı sonrası ekonomik kriz tüm dünyayı olduğu gibi, Türkiye’yi de epeyce sıkıntıya sokmuştu. Bu sıkıntılardan, Anadolu’da kendi hâlinde bir kasaba olan Zara da nasibini almaktaydı. Cumhuriyet reformlarının başlangıcına denk düşen 1930’lu yıllarda, tarihe karışmış bir İmparatorluğun en azından paylarına düşeni de omuzlarında taşıyarak yaşamaya çalışan sı radan insanların dünyasından kesitler var bu eserde... Anlatıcı, yer yer yedisi yetmişine karışmış, ilkokul çağında bir çocuktur...
Karşıt insan manzaralarından oluşan hikâye ve romanlarında, doğa ve insan çatışmaları, çekişmeleri, yaşam, insan ve kaderi üzerine bir sorgulamanın başlangıç noktasıdır; bu da sadece Ceyhan’ın muhayyilesinin eseri Zara’ya başka bir açıdan yaklaşmaya sebep olur. Zara artık Zara değildir. Öyleyse Ceyhan’ın manzaralarında ve hayal dünyasında, bildiğimizi varsaydığımızın ötesinde ne var? Ceyhan’ın hayal dünyasından söz etmek, tıpkı Juan Rulfo, William Faulkner ya da Kemal Tahir’de olduğu gibi, başlı başına bir coğrafya yaratmak, çizmek ve anmak demektir. Bu gerçekten hayal edilmiş bir coğrafyadır… Ceyhan tamamen kendine özgü bir dünya yaratır; burada amaç, gerçekliği yüceltmek ve ondan apokrif, gerçekten var olmayan bir coğrafya çıkarmak, yani hayal ettiği dünyaya bir tür kilit taşı inşa etmektir, dünyayı yeniden okuyabilmemize yardımcı olabilecek anahtarlar sunmaktır.
Güvenli Ticaret
Teslimat Koşulları
İade Politikası